Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren erken müzik icrasında dönem çalgısı bilinci güçlendi. Bu gelişme klasik gitar dünyasını da etkiledi.
Temel soru şudur: Rönesans ve barok lavta repertuvarını modern gitarla çalmak ne kadar meşrudur? İki uçlu bir tartışmadır. Bir tarafta, eserin özgün çalgıda ve dönem üslubuyla icra edilmesi gerektiği görüşü vardır. Diğer tarafta, müziğin çalgıdan bağımsız olduğu ve modern gitarın kendi olanaklarıyla ikna edici bir icra sunabileceği görüşü.
Pratikte çoğu icracı ara bir konumda durur: modern gitarla çalar ama dönem üslubunu bilerek çalar.
Bu bilincin somut karşılıkları vardır. Birincisi artikülasyondur; barok üslupta sürekli legato yerine konuşmaya yakın bir söyleyiş tercih edilir. İkincisi süslemedir — notaya yazılmayan bir katman olarak icracının kararına bırakılır. Üçüncüsü ritmik esnekliktir; dans bölümlerinin karakteri mekanik bir düzenlilikle verilmez.
Dördüncüsü ses dengesidir: lavtanın doğal olarak daha hafif olan tınısı, modern gitarda aşırı doygun bir dokuya dönüşmemelidir.
Derslerimizde erken müzik repertuvarı çalışılırken dönem üslubu ayrı bir başlık olarak ele alınır.